SEVDANIN RENGİ

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

SEVDANIN RENGİ Bir ışık olmalı Başucunda insanın Gecenin karanlığında Etrafını aydınlatan Alev alev yanan Burcu burcu kokan Bir ışık olmalı Gece boyu bakabilmeli insan Rahatsız olmadan Gözünü kısmadan Yaklaşınca Mecnun Uzaklaşınca Ferhat eden Bakınca Kerem’i kahreden Bir ışık olmalı yanı başın da insanın Senden başkasını yakan Buz gibi rüzgarlı gecelerde dahi yanan Yorgan misali saran Sen yokken sararıp solan Camdan değil Candan olan Ömrün boyunca sönmeyeceğini bilidiğin Senin dahi söndüremeyeceğin Diğer dünyada bile seveceğin Sevdası gül ile bülbülü andıran Leyla’yı kıskandıran Ölüme meydan okuyan Bir ışık olmalı Bitmek tükenmek bilmeyen Sıkıldım deyip gitmeyen Yar olan Yarana merhem olan Yok olmayan bir ışık olmalı Başucunda insanın     “D.R.K.Cahil “  

BİR DÜŞÜN ÖNCE

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

   BİR DÜŞÜN ÖNCE Bir düşün önce en derinliğine Uyuyorsun gecenin en derin yerinde Yatağın sıcak mı sıcak Yastığın döşeğin yumuşak Yarın uyanabileceğinden emin bir şekilde Koydun sütünü komidinin üzerine Gecenin en derin yerinde Sıkıca sarılmışsın yastığına Ve aniden bir ses Kulağını sağır edercesine Ne olduğunu anlayamadın Ve ikincisi Üçüncüsü senin üstünde Bir düşün önce Aşağılamadan Yargılamadan Vazifen olmadığı halde sorgulamadan Bir düşün önce sessizce Kendini koy Kıyıya vuran Aylan’ın Üstünde bomba patlayanın Yada ambulansta o çocuğun yerine Kuralı mı dünyanın Ne suçu var küçücük sübyanın Düşün bakalım sence? Aptal aptal konuşmadan Barışın içinde caka satmadan önce Bir düşün önce   “D.R.K.Cahil “  

SON BAŞLANGIÇ

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

SON BAŞLANGIÇ Boşa vakit harcamamak gerekmiş, İnsan kaderinden bir metre uzağa gidemezmiş. Olmazmış ağlamak, dövünmek çare, Ama en iyi öğretmen de çaresizlikmiş. Ne kadar yakınsa dibe, o kadar yükseğe çikabilirmiş insan. Yürümek gerekmiş tüm yolları… Adımlamak ama adımladıkça uzaklaşmak hedeften, Belki başlamak en son yerden hayata… Ama sonunda başlangıç olduğunu unutmamak gerekmiş. Buymuş hayat, böyleymiş yaşamak, Ölümle hayat arasında ince çizgide, Sonla başlangıcın arasında sıkışmış, Bazen uçurum dibinde bazen deniz kenarında, Bazense ikisiyle aynı karede. Eksik mutlulukların ortasında, Tam yalnızlıklarına ayakta durmakta varmış. Halide Eda TAŞ 

NESİLDEN NESİLE BİLGİ MERKEZLERİMİZ KÜTÜPHANELER

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

  İnsanoğlu doğduğu andan itibaren  öğrenme hayatının içerisinde yer alır. Yaşam boyu öğrenme olarak adlandırılan bu kavram hayatımızın her anında, her dakikasında var olmuş ve olmaya devam edecektir. İnsanlar bu öğrenme gereksiniminin birçoğunu ‘bilgi merkezi’ olarak adlandırılan ve geçmişi 5 bin yıl önceye dayanan kütüphanelerden karşılamaktadır. Kütüphaneler bilgi kaynaklarını toplar, korur ve onları insanların kullanımına açar. Goethe “Bir kütüphane karşısında insan kendini büyük bir sermayenin yanındaymış gibi hissediyor, sessiz sedasız hesapsız faiz getiren bir hazine.” diyerek kütüphanelerin önemini ne de fevkalade açıklamıştır. Günümüz coğrafyasında yaşanan nükleer enerji, uzay ve havacılık, bilgisayar ve iletişim teknolojileri gibi yeni teknolojik gelişmeler hayatımızı etkilediği gibi kütüphaneleri de doğrudan etkilemiştir. Bu teknolojik gelişmeler ile birlikte insan beyninin çok yönlü düşünmesi,  “teknolojik kütüphane”  kavramı ortaya çıkmıştır. Böylece 20.yüzyılda elektronik kaynaklar kütüphanelerde kullanılmaya başlanmıştır. Dergi ve kitapların tam metinleri kullanıcıya sunulmuş, araştırmacılara kütüphaneye gelmeden istedikleri zaman internet ortamında yazın taraması yapması, e-dergileri, kitapları, makaleleri okuması, istedikleri kitapları ayırtması olanağı sağlanmıştır. Yani elektronik dergiler, kitaplar, veri tabanları, bloglar, web siteleri ve benzeri e-kaynaklar hayatın her alanında yer almaya başlamıştır. Bu özellikler sayesinde insanlar işlerini daha hızlı, avantajlı ve kolay halledebilir hale gelmişlerdir. Yediden yetmişe her insan mutlaka kütüphaneyi kullanmıştır ya da kütüphane olgusunun elbette farkındadır. Fakat şu da kaçınılmazdır ki en önemli ziyaretçileri ise öğrencilerdir. Öğrenciler eğitim hayatları boyunca çok çeşitli ve geniş bilgilere ihtiyaç duymaktadır. Bu yüzden de kütüphaneler bilgi havuzunu çeşitlendirmeli ve öğrencilerin istedikleri her bilgiye […]

ON BEŞ TEMMUZ GECESİ

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

ON BEŞ TEMMUZ GECESİ Gaye devleti yıkıp parça parça bölmekti, Tutsalardı ucundan ilmek ilmek sökmekti, Tek bir çıkar yol vardı ya gazı ya ölmekti, İnananla kafirin olur mu bir neferi? On beş temmuz gecesi bu milletin zaferi! Oyun büyüktü beyler küresel güçler vardı, Allah Allah diyerek millet düşmanı yardı, Tankla topla tüfekle biranda yurdu sardı, İnananla kafirin olur mu bir neferi? On beş temmuz gecesi bu milletin zaferi! Köprü başı tutulmuş cellat gibi hainler, Yer yerinden oynadı tekbirler arşta inler, Kurtuluşunuz yok artık dağılacak o inler, İnananla kafirin olur mu bir neferi? On beş temmuz gecesi bu milletin zaferi! Emir verdi komutan millet indi meydana, Susamıştı kafirler oluk oluk oy kana, Biz variken ey gafil düşman girmez vatana, İnananla kafirin olur mu bir neferi, On beş temmuz gecesi bu milletin zaferi! İsrail’in piyonu bunlar taşeron firma, Sanmam Türk falan değil kesin her biri kırma , Ermeni yahudisi süzmeler sızmış sorma, Ön beş temmuz gecesi kızılca kıyametti, Bu millet bir olarak şer güçleri defetti! Pensilvanya da yaşar burdan doyar midesi, Araştırın bir bakın kesin ittir dedesi , Yeter artık arkadaş doldu bunun vadesi, İnananla kafirin olur mu bir neferi? On beş temmuz gecesi bu milletin zaferi! Ömer Halis Demirler Barış Dedebağ varken, Uyandık çok şükür erken davrandık erken, Biz biz olup çok şükür yumruk gibi dururken, İnananla kafirin olur mu bir neferi? On beş temmuz gecesi bu milletin zaferi! Oyunu bozan yiğit Zekai […]

YAŞA VAROL EY DEVLETİM

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

YAŞA VAROL EY DEVLETİM İktidar mı olur zillet? Tarih yazdı büyük millet! Ölümüne ilelebet, Yaşa varol ey devletim. Atanıza gidin sorun, Taştan taşa kafa vurun, Türk deyince siz bir durun, Yaşa varol ey devletim! Meydanlarda ses bir gürdü, Çerkez Lazı Gürcü Kürdü İhaneti toptan sürdü, Yaşa varol ey devletim! Kıta kıta benim izim, Dağım ovam yazım düzüm, Dalga dalga Ay Yıldızım, Yaşa varol ey devletim! Dedem Korkut Atam Oğuz, Sandınız ki biz kuzuyuz, Zor günlerde biz hep buyuz, Yaşa varol ey devletim! Ne sünnisi ne alevi? Öldü sabatayı sevi, Bu millet alemin devi, Yaşa varol ey devletim!   Veysel KIZLARKAYASI[1]     [1] Türkiye Cumhuriyeti Halk ve Kalem Şairi

Pilot Kale’m Dergisi Kadriye ÖNKUZU Röportajı!

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

  Önkuzu hey Önkuzu! Önde gider Önkuzu! Anası Dursun demiş. Durmaz gider Önkuzu…   23 Kasım 1970 yılında çeşitli işkencelere maruz kaldıktan sonra şehit edilen Dursun ÖNKUZU’ nun kardeşisiniz… Bize biraz O’nu anlatır mısınız? Ağabeyim 1945’te Tokat/Zile’de doğdu. Zile’nin yerli ailelerinden geniş bir sülale olan Kuzuimamlar’dan Abdullah ve Yeter isimli anne babadan dünyaya geldi. Ağabeyimden önce doğan beş çocuk yaşamayınca ağabeyime “Dursun” adını koymuşlar. Sonra da ablam, ben ve kız kardeşim dünyaya gelmişiz. Ağabeyim hepimizin büyüğü idi. İlk ve ortaokuldan sonra sanat okulu tesviye bölümünü okudu.  1967’de Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’nu kazandı. Daha Zile’de iken oradaki arkadaşları ile Zile Ülkü Ocakları’nı açtı. Meşhur Zile Kalesi’nin eteğinde eğitim faaliyetleri yapıyorlar, ortaokul ve lise çağlarındaki gençlere düşüncelerini anlatıyorlardı. Tabii ağabeyim aynı zamanda ailemizde, akraba ve yakınlarımıza da düşüncelerini kabul ettirmişti. Söylemleri, eylemleri ve yaşantısı aynı olan şahsiyetli bir kişiliğe sahipti. O günlerdeki kısıtlı imkânlara rağmen dürüstlüğü, çalışkanlığı, iman gücü, davasına sadakati gerçekten takdire şayandı. Ağabeyim 1970’de şehit edildiğinde ortaokul ikinci sınıftaydım, 12-13 yaşlarında… Buna rağmen ablamı ve beni karşısına alır, büyük bir insan gibi o günkü Türkiye’nin, dünyanın içinde bulunduğu durumu anlatırdı. Annem, babam, babaannem ve bizlerle Türk Milleti’nin geleceği ile ilgili görüş, düşünce ve hayallerini paylaşırdı. Çok kitap okurdu, yaz tatilinde çalışarak kazandığı paralarla, harçlığından arttırdıkları ile sürekli kitap alırdı, zengin bir kitaplığı vardı. Babaannemi ve annemi çok severdi. Babaannemin şiirli ve manili konuşmalarını not alırdı. Ailemizin soy kütüğünü çıkartmıştı. […]

ÖMÜR DEDİĞİN – COŞKUN GÜNAY

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

Bir İnsan Ömrünü Neye Vermeli Harcanıp Gidiyor Ömür Dediğin Yolda Kalan Da Bir Yürüyen De Bir Harcanıp Gidiyor Ömür Dediğin…   Kırıkkale’de Coşkun amcayı hemen hemen herkes tanır. Çoğu zaman onun çaldığı sazla hüzünlenir, söylediği türkülerle dalarız uçsuz hayallerimize… Fakat biz bu sefer Coşkun amcadan çok farklı şeyler dinledik…   17.09.1975 doğumluyum. Kırıkkale/Keskin – Cerikkale köyündenim. İlkokulu Ankara Körler Okulu’nda okudum. Kırıkkale Engelliler Spor Kulübü’nde yaşam mücadelesi veriyorum. Yaklaşık üç yıldır yalnız yaşıyorum. Doğuştan görme engelliyim. Göz damarlarım anne rahminde kurumuş. Ameliyat olmam gerekiyordu fakat doktor, yüzde seksen öleceğimi, yaşasam bile delirebileceğimi söyledi. Yedi kardeşin içinde bir tek ben engelliyim. Bu durum beni eskiden çok rahatsız ederdi. Allah’a isyan ederdim. “ Neden benim başıma geldi?” dediğim zamanlarım çok olurdu.  Ama şimdi şükrediyorum, hayatı seviyorum. Hayatla artık dalga geçiyorum… Öz annem ben iki yaşımdayken gaz sobasını yakarken yanlışlıkla patlatıp, yanarak öldü.  Annem öldükten sonra babaannem ve büyük babamla yaşamaya başladım. Büyük babam akciğer kanserinden, babaannem de beyin felcinden öldü. Babaannem benim için çok üzülür, çok kaygılanırdı. Babaannem annemin yanarak öldüğünü bana ilkokul birinci sınıfta söyledi.  Kahroldum öğrendiğimde… Babam,  annem öldükten sonra tekrar evlendi. Üvey annemden üç, öz annemden dört olmak üzere yedi kardeşim var. En büyük ağabeyim akciğer kanserinden öldü. İki öz kardeşim Ankara’da yaşıyorlar. Ben devletin bana verdiği engelli maaşı ile geçiniyorum. İlkokul mezunuyum. O zamanlar ortaokul için sınav yaparlardı, sınavı kazandım fakat torpilim olmadığı için beni okula almadılar. Bu nedenle bileğimin hakkı ile kazandığım okula zenginleri aldılar. Torpil olayı olmasaydı belki lise ve üniversite okuyabilirdim. […]

Yahşihan Belediye Başkanı Ahmet Sungur Röportajı!

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

  Ahmet SUNGUR kimdir? On beş ay askerlik yaptım. Askerliğini anlat deseniz en az bir saat anlatırım. İki yıl üniversite okudum, anlat deseniz nerden baksanız iki saat de üniversite yıllarımı anlatırım. Akşamki misafirinle konuştuklarını anlat desen en az on beş dakika da onu anlatırım fakat insanın kendi hayatıyla ilgili bazı durumları anlatması zordur. Şimdi bana içeri girdiğimizden beri bizim hakkımızda neler gözlemledin derseniz her biriniz için en az beşer dakika konuşabilirim. Ama bana Ahmet SUNGUR nasıl birisidir derseniz, güne çok erken başlarım. İlk zamanlarda belediyeye çok daha erken vakitte geliyordum fakat şimdi gün içerisinde uğramak durumunda kalıyorum, sabah uyandıktan sonra kahvaltımı evde yapamazsam o gün muhakkak ki bir ev ya da esnaf beni misafir ediyor. Ben kontrolleri biraz daha gece vakitlerinde el ayak çekilince yapıyorum. Birçoğuna göre hiçbir işi takip etmiyor gibi gözüksem de emin olun nerede ne oluyor, ne bitiyor hangi inşaata kaç kilo kum kaç avuç çimento atılıyor hepsini biliyorum. Yahşihan küçük bir yer çünkü…   Ahmet SUNGUR nasıl bir eş ve babadır? Ben Ahmet SUNGUR olarak iyi bir aile babası,  iyi bir eş, iyi bir dost ve de torunuma iyi bir büyükbaba olma gayreti içerisindeyim. Fakat  buradan çıkarken sizin benim hakkımda olan düşünceleriniz de oldukça önemli. İçinizden belki de iyi bir insan diye geçirebilirsiniz ve ya hiç beklediğimiz gibi değilmiş de diyebilirsiniz. İyi bir insan, iyi bir anne- baba iyi bir evlat olabilmenin bir ölçütü yoktur.   […]