No Picture

ÖMÜR DEDİĞİN – Dursun UÇAR

4 Haziran 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

  Bir İnsan Ömrünü Neye Vermeli Harcanıp Gidiyor Ömür Dediğin Yolda Kalan Da Bir Yürüyen De Bir Harcanıp Gidiyor Ömür Dediğin… Anadolu bozlak geleneği ve türküleriyle yakından ilgilenenlerin çok iyi tanıyacağı bir isim olan ve aynı zamanda büyük usta Neşet ERTAŞ’IN veliahdı ilan ettiği Dursun UÇAR ile kısa da olsa muhabbet etme imkânı yakaladık. Ekibimize kendi hayatını, Neşet ERTAŞ ile olan samimiyetini anlattı. Kendi bestelediği şiirlerinden türküler söyledi. Biz de Pilot Kale’m Dergisi ekibi olarak sizlere Dursun UÇAR ile yapmış olduğumuz söyleşimizden birkaç satır derledik… 1956 Kırşehir doğumluyum.  Biz Türkmen’iz. Türkmenlerin içindeki abdallar Bektaşi’dir. Pir Sultan Abdal soyundan gelirler ama bizim soyumuz asimile olmuş. Buradaki insanlar Sünni mezheptedir yani Şia değil. Abdallık bir gelenek değil bir soydur. Babadan, deden, atadan gelir. Ben de abdal soyundan geldiğim için Bektaşi’yim. Aslını inkâr eden haramzadedir. Bizde buna saygı duyuyoruz, öyle bir saygısızlığımız yoktur. Ben on iki yaşımda öğrendim saz çalmayı, Çiçekdağ’da yaşıyorduk o zamanlar, köyde hocalar kendi aralarından para toplayıp bana bir saz almışlar. Beş kızım var. Eşim Kırıkkaleli değil, Sivaslı. Çok eziyet çekti garibim çünkü biz sanatçıların kahrını çekmek hiç de kolay değil. Bir düğün olurdu İstanbul’a giderdim on beş gün gelmezdim. Kırşehir’e giderdim on gün gelmezdim. O kadın, o beş çocuğa hem ana hem de baba oldu. Kırıkkale’de, Keskin’de abdallar çoktur. Davulcu davulunu, sazcı da sazını alır gelir, bir ağacın altında bir kısım davulcu bir tarafta da bir kısım sazcı diğer tarafta akşama kadar talim yaparak saz çalmayı öğrenirlerdi. Neşet Ertaş bu yönden çok şanslıydı çünkü Neşet […]

SON BAŞLANGIÇ

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

SON BAŞLANGIÇ Boşa vakit harcamamak gerekmiş, İnsan kaderinden bir metre uzağa gidemezmiş. Olmazmış ağlamak, dövünmek çare, Ama en iyi öğretmen de çaresizlikmiş. Ne kadar yakınsa dibe, o kadar yükseğe çikabilirmiş insan. Yürümek gerekmiş tüm yolları… Adımlamak ama adımladıkça uzaklaşmak hedeften, Belki başlamak en son yerden hayata… Ama sonunda başlangıç olduğunu unutmamak gerekmiş. Buymuş hayat, böyleymiş yaşamak, Ölümle hayat arasında ince çizgide, Sonla başlangıcın arasında sıkışmış, Bazen uçurum dibinde bazen deniz kenarında, Bazense ikisiyle aynı karede. Eksik mutlulukların ortasında, Tam yalnızlıklarına ayakta durmakta varmış. Halide Eda TAŞ 

Pilot Kale’m Dergisi Kadriye ÖNKUZU Röportajı!

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

  Önkuzu hey Önkuzu! Önde gider Önkuzu! Anası Dursun demiş. Durmaz gider Önkuzu…   23 Kasım 1970 yılında çeşitli işkencelere maruz kaldıktan sonra şehit edilen Dursun ÖNKUZU’ nun kardeşisiniz… Bize biraz O’nu anlatır mısınız? Ağabeyim 1945’te Tokat/Zile’de doğdu. Zile’nin yerli ailelerinden geniş bir sülale olan Kuzuimamlar’dan Abdullah ve Yeter isimli anne babadan dünyaya geldi. Ağabeyimden önce doğan beş çocuk yaşamayınca ağabeyime “Dursun” adını koymuşlar. Sonra da ablam, ben ve kız kardeşim dünyaya gelmişiz. Ağabeyim hepimizin büyüğü idi. İlk ve ortaokuldan sonra sanat okulu tesviye bölümünü okudu.  1967’de Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’nu kazandı. Daha Zile’de iken oradaki arkadaşları ile Zile Ülkü Ocakları’nı açtı. Meşhur Zile Kalesi’nin eteğinde eğitim faaliyetleri yapıyorlar, ortaokul ve lise çağlarındaki gençlere düşüncelerini anlatıyorlardı. Tabii ağabeyim aynı zamanda ailemizde, akraba ve yakınlarımıza da düşüncelerini kabul ettirmişti. Söylemleri, eylemleri ve yaşantısı aynı olan şahsiyetli bir kişiliğe sahipti. O günlerdeki kısıtlı imkânlara rağmen dürüstlüğü, çalışkanlığı, iman gücü, davasına sadakati gerçekten takdire şayandı. Ağabeyim 1970’de şehit edildiğinde ortaokul ikinci sınıftaydım, 12-13 yaşlarında… Buna rağmen ablamı ve beni karşısına alır, büyük bir insan gibi o günkü Türkiye’nin, dünyanın içinde bulunduğu durumu anlatırdı. Annem, babam, babaannem ve bizlerle Türk Milleti’nin geleceği ile ilgili görüş, düşünce ve hayallerini paylaşırdı. Çok kitap okurdu, yaz tatilinde çalışarak kazandığı paralarla, harçlığından arttırdıkları ile sürekli kitap alırdı, zengin bir kitaplığı vardı. Babaannemi ve annemi çok severdi. Babaannemin şiirli ve manili konuşmalarını not alırdı. Ailemizin soy kütüğünü çıkartmıştı. […]

ÖMÜR DEDİĞİN – COŞKUN GÜNAY

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

Bir İnsan Ömrünü Neye Vermeli Harcanıp Gidiyor Ömür Dediğin Yolda Kalan Da Bir Yürüyen De Bir Harcanıp Gidiyor Ömür Dediğin…   Kırıkkale’de Coşkun amcayı hemen hemen herkes tanır. Çoğu zaman onun çaldığı sazla hüzünlenir, söylediği türkülerle dalarız uçsuz hayallerimize… Fakat biz bu sefer Coşkun amcadan çok farklı şeyler dinledik…   17.09.1975 doğumluyum. Kırıkkale/Keskin – Cerikkale köyündenim. İlkokulu Ankara Körler Okulu’nda okudum. Kırıkkale Engelliler Spor Kulübü’nde yaşam mücadelesi veriyorum. Yaklaşık üç yıldır yalnız yaşıyorum. Doğuştan görme engelliyim. Göz damarlarım anne rahminde kurumuş. Ameliyat olmam gerekiyordu fakat doktor, yüzde seksen öleceğimi, yaşasam bile delirebileceğimi söyledi. Yedi kardeşin içinde bir tek ben engelliyim. Bu durum beni eskiden çok rahatsız ederdi. Allah’a isyan ederdim. “ Neden benim başıma geldi?” dediğim zamanlarım çok olurdu.  Ama şimdi şükrediyorum, hayatı seviyorum. Hayatla artık dalga geçiyorum… Öz annem ben iki yaşımdayken gaz sobasını yakarken yanlışlıkla patlatıp, yanarak öldü.  Annem öldükten sonra babaannem ve büyük babamla yaşamaya başladım. Büyük babam akciğer kanserinden, babaannem de beyin felcinden öldü. Babaannem benim için çok üzülür, çok kaygılanırdı. Babaannem annemin yanarak öldüğünü bana ilkokul birinci sınıfta söyledi.  Kahroldum öğrendiğimde… Babam,  annem öldükten sonra tekrar evlendi. Üvey annemden üç, öz annemden dört olmak üzere yedi kardeşim var. En büyük ağabeyim akciğer kanserinden öldü. İki öz kardeşim Ankara’da yaşıyorlar. Ben devletin bana verdiği engelli maaşı ile geçiniyorum. İlkokul mezunuyum. O zamanlar ortaokul için sınav yaparlardı, sınavı kazandım fakat torpilim olmadığı için beni okula almadılar. Bu nedenle bileğimin hakkı ile kazandığım okula zenginleri aldılar. Torpil olayı olmasaydı belki lise ve üniversite okuyabilirdim. […]

Yahşihan Belediye Başkanı Ahmet Sungur Röportajı!

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

  Ahmet SUNGUR kimdir? On beş ay askerlik yaptım. Askerliğini anlat deseniz en az bir saat anlatırım. İki yıl üniversite okudum, anlat deseniz nerden baksanız iki saat de üniversite yıllarımı anlatırım. Akşamki misafirinle konuştuklarını anlat desen en az on beş dakika da onu anlatırım fakat insanın kendi hayatıyla ilgili bazı durumları anlatması zordur. Şimdi bana içeri girdiğimizden beri bizim hakkımızda neler gözlemledin derseniz her biriniz için en az beşer dakika konuşabilirim. Ama bana Ahmet SUNGUR nasıl birisidir derseniz, güne çok erken başlarım. İlk zamanlarda belediyeye çok daha erken vakitte geliyordum fakat şimdi gün içerisinde uğramak durumunda kalıyorum, sabah uyandıktan sonra kahvaltımı evde yapamazsam o gün muhakkak ki bir ev ya da esnaf beni misafir ediyor. Ben kontrolleri biraz daha gece vakitlerinde el ayak çekilince yapıyorum. Birçoğuna göre hiçbir işi takip etmiyor gibi gözüksem de emin olun nerede ne oluyor, ne bitiyor hangi inşaata kaç kilo kum kaç avuç çimento atılıyor hepsini biliyorum. Yahşihan küçük bir yer çünkü…   Ahmet SUNGUR nasıl bir eş ve babadır? Ben Ahmet SUNGUR olarak iyi bir aile babası,  iyi bir eş, iyi bir dost ve de torunuma iyi bir büyükbaba olma gayreti içerisindeyim. Fakat  buradan çıkarken sizin benim hakkımda olan düşünceleriniz de oldukça önemli. İçinizden belki de iyi bir insan diye geçirebilirsiniz ve ya hiç beklediğimiz gibi değilmiş de diyebilirsiniz. İyi bir insan, iyi bir anne- baba iyi bir evlat olabilmenin bir ölçütü yoktur.   […]