SON BAŞLANGIÇ

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

SON BAŞLANGIÇ Boşa vakit harcamamak gerekmiş, İnsan kaderinden bir metre uzağa gidemezmiş. Olmazmış ağlamak, dövünmek çare, Ama en iyi öğretmen de çaresizlikmiş. Ne kadar yakınsa dibe, o kadar yükseğe çikabilirmiş insan. Yürümek gerekmiş tüm yolları… Adımlamak ama adımladıkça uzaklaşmak hedeften, Belki başlamak en son yerden hayata… Ama sonunda başlangıç olduğunu unutmamak gerekmiş. Buymuş hayat, böyleymiş yaşamak, Ölümle hayat arasında ince çizgide, Sonla başlangıcın arasında sıkışmış, Bazen uçurum dibinde bazen deniz kenarında, Bazense ikisiyle aynı karede. Eksik mutlulukların ortasında, Tam yalnızlıklarına ayakta durmakta varmış. Halide Eda TAŞ 

NESİLDEN NESİLE BİLGİ MERKEZLERİMİZ KÜTÜPHANELER

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

  İnsanoğlu doğduğu andan itibaren  öğrenme hayatının içerisinde yer alır. Yaşam boyu öğrenme olarak adlandırılan bu kavram hayatımızın her anında, her dakikasında var olmuş ve olmaya devam edecektir. İnsanlar bu öğrenme gereksiniminin birçoğunu ‘bilgi merkezi’ olarak adlandırılan ve geçmişi 5 bin yıl önceye dayanan kütüphanelerden karşılamaktadır. Kütüphaneler bilgi kaynaklarını toplar, korur ve onları insanların kullanımına açar. Goethe “Bir kütüphane karşısında insan kendini büyük bir sermayenin yanındaymış gibi hissediyor, sessiz sedasız hesapsız faiz getiren bir hazine.” diyerek kütüphanelerin önemini ne de fevkalade açıklamıştır. Günümüz coğrafyasında yaşanan nükleer enerji, uzay ve havacılık, bilgisayar ve iletişim teknolojileri gibi yeni teknolojik gelişmeler hayatımızı etkilediği gibi kütüphaneleri de doğrudan etkilemiştir. Bu teknolojik gelişmeler ile birlikte insan beyninin çok yönlü düşünmesi,  “teknolojik kütüphane”  kavramı ortaya çıkmıştır. Böylece 20.yüzyılda elektronik kaynaklar kütüphanelerde kullanılmaya başlanmıştır. Dergi ve kitapların tam metinleri kullanıcıya sunulmuş, araştırmacılara kütüphaneye gelmeden istedikleri zaman internet ortamında yazın taraması yapması, e-dergileri, kitapları, makaleleri okuması, istedikleri kitapları ayırtması olanağı sağlanmıştır. Yani elektronik dergiler, kitaplar, veri tabanları, bloglar, web siteleri ve benzeri e-kaynaklar hayatın her alanında yer almaya başlamıştır. Bu özellikler sayesinde insanlar işlerini daha hızlı, avantajlı ve kolay halledebilir hale gelmişlerdir. Yediden yetmişe her insan mutlaka kütüphaneyi kullanmıştır ya da kütüphane olgusunun elbette farkındadır. Fakat şu da kaçınılmazdır ki en önemli ziyaretçileri ise öğrencilerdir. Öğrenciler eğitim hayatları boyunca çok çeşitli ve geniş bilgilere ihtiyaç duymaktadır. Bu yüzden de kütüphaneler bilgi havuzunu çeşitlendirmeli ve öğrencilerin istedikleri her bilgiye […]

Pilot Kale’m Dergisi Kadriye ÖNKUZU Röportajı!

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

  Önkuzu hey Önkuzu! Önde gider Önkuzu! Anası Dursun demiş. Durmaz gider Önkuzu…   23 Kasım 1970 yılında çeşitli işkencelere maruz kaldıktan sonra şehit edilen Dursun ÖNKUZU’ nun kardeşisiniz… Bize biraz O’nu anlatır mısınız? Ağabeyim 1945’te Tokat/Zile’de doğdu. Zile’nin yerli ailelerinden geniş bir sülale olan Kuzuimamlar’dan Abdullah ve Yeter isimli anne babadan dünyaya geldi. Ağabeyimden önce doğan beş çocuk yaşamayınca ağabeyime “Dursun” adını koymuşlar. Sonra da ablam, ben ve kız kardeşim dünyaya gelmişiz. Ağabeyim hepimizin büyüğü idi. İlk ve ortaokuldan sonra sanat okulu tesviye bölümünü okudu.  1967’de Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’nu kazandı. Daha Zile’de iken oradaki arkadaşları ile Zile Ülkü Ocakları’nı açtı. Meşhur Zile Kalesi’nin eteğinde eğitim faaliyetleri yapıyorlar, ortaokul ve lise çağlarındaki gençlere düşüncelerini anlatıyorlardı. Tabii ağabeyim aynı zamanda ailemizde, akraba ve yakınlarımıza da düşüncelerini kabul ettirmişti. Söylemleri, eylemleri ve yaşantısı aynı olan şahsiyetli bir kişiliğe sahipti. O günlerdeki kısıtlı imkânlara rağmen dürüstlüğü, çalışkanlığı, iman gücü, davasına sadakati gerçekten takdire şayandı. Ağabeyim 1970’de şehit edildiğinde ortaokul ikinci sınıftaydım, 12-13 yaşlarında… Buna rağmen ablamı ve beni karşısına alır, büyük bir insan gibi o günkü Türkiye’nin, dünyanın içinde bulunduğu durumu anlatırdı. Annem, babam, babaannem ve bizlerle Türk Milleti’nin geleceği ile ilgili görüş, düşünce ve hayallerini paylaşırdı. Çok kitap okurdu, yaz tatilinde çalışarak kazandığı paralarla, harçlığından arttırdıkları ile sürekli kitap alırdı, zengin bir kitaplığı vardı. Babaannemi ve annemi çok severdi. Babaannemin şiirli ve manili konuşmalarını not alırdı. Ailemizin soy kütüğünü çıkartmıştı. […]

ÖMÜR DEDİĞİN – COŞKUN GÜNAY

6 Şubat 2017 Pilot Kale'm Dergisi 0

Bir İnsan Ömrünü Neye Vermeli Harcanıp Gidiyor Ömür Dediğin Yolda Kalan Da Bir Yürüyen De Bir Harcanıp Gidiyor Ömür Dediğin…   Kırıkkale’de Coşkun amcayı hemen hemen herkes tanır. Çoğu zaman onun çaldığı sazla hüzünlenir, söylediği türkülerle dalarız uçsuz hayallerimize… Fakat biz bu sefer Coşkun amcadan çok farklı şeyler dinledik…   17.09.1975 doğumluyum. Kırıkkale/Keskin – Cerikkale köyündenim. İlkokulu Ankara Körler Okulu’nda okudum. Kırıkkale Engelliler Spor Kulübü’nde yaşam mücadelesi veriyorum. Yaklaşık üç yıldır yalnız yaşıyorum. Doğuştan görme engelliyim. Göz damarlarım anne rahminde kurumuş. Ameliyat olmam gerekiyordu fakat doktor, yüzde seksen öleceğimi, yaşasam bile delirebileceğimi söyledi. Yedi kardeşin içinde bir tek ben engelliyim. Bu durum beni eskiden çok rahatsız ederdi. Allah’a isyan ederdim. “ Neden benim başıma geldi?” dediğim zamanlarım çok olurdu.  Ama şimdi şükrediyorum, hayatı seviyorum. Hayatla artık dalga geçiyorum… Öz annem ben iki yaşımdayken gaz sobasını yakarken yanlışlıkla patlatıp, yanarak öldü.  Annem öldükten sonra babaannem ve büyük babamla yaşamaya başladım. Büyük babam akciğer kanserinden, babaannem de beyin felcinden öldü. Babaannem benim için çok üzülür, çok kaygılanırdı. Babaannem annemin yanarak öldüğünü bana ilkokul birinci sınıfta söyledi.  Kahroldum öğrendiğimde… Babam,  annem öldükten sonra tekrar evlendi. Üvey annemden üç, öz annemden dört olmak üzere yedi kardeşim var. En büyük ağabeyim akciğer kanserinden öldü. İki öz kardeşim Ankara’da yaşıyorlar. Ben devletin bana verdiği engelli maaşı ile geçiniyorum. İlkokul mezunuyum. O zamanlar ortaokul için sınav yaparlardı, sınavı kazandım fakat torpilim olmadığı için beni okula almadılar. Bu nedenle bileğimin hakkı ile kazandığım okula zenginleri aldılar. Torpil olayı olmasaydı belki lise ve üniversite okuyabilirdim. […]